|
Biz, tarım ve ilgili sektörlerin muhtelif statülerdeki kuruluşlarının aşağıda adları sayılan paydaşları olarak, nitelikleri söylece belirtilebilecek bir TARIM PAYDAŞLARI AğI oluşturmaya girişimini başlatıyoruz: Ağ'ın gerekçesi
Bir uzun zincir: Tarımsal üretim, gıda sanayii, tedarikçi sektörler, ilgili kamu kurumları, meslek örgütleri, gönüllü kuruluşlar, üniversiteler ve nihayet milyonlarca tüketici birbirine bağlı uzun bir zincirin parçalarıdırlar ve her biri bir diğerinin çıktısını girdi olarak kullanmaktadır. Süreçlerdeki aşırı parçalanma: Birbirine bu kadar bağımlı olan bu dev sektörün kurum ve sivil toplum temsilcilerinin arasındaki mevcut ilişkiler düzeyi ile birikmiş sorunların çözümü ve aşırı parçalanmış süreçlerin yol açtığı etki ve verim kaybının telâfisi mümkün değildir.
Kamu tarafında yetki ağırlıklı olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı' nda gözükmesine rağmen, yetkiler, Sanayi Bakanlığı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları ile Devlet Planlama Teskilatı gibi farklı kamu kuruluşları arasinda, hattâ Basbakanlığa bağlı kuruluşlar ile Devlet Bakanlıklarına bağlı kuruluşlar arasında dağılmış, bir bütün olarak korunması gereken süreçler parçalanmıştır. Akademik kuruluslar etkisiz: Bu süreçler içinde en etkili rolde bulunması gereken akademik kuruluşlar ne yetişen öğrenciler ve ne de tarım ve ilgili alanlarda yapılması gereken araştırmalar açısından tatminkârdırlar. Ayrıca bu kurumların da süreçler içinde yerleri hemen hemen yoktur. Girişimler oldu ama yetmedi: Sistem içinde çesitli sorunlara çözümler üretmek üzere kısmi örgütlenmeler gerçekleştirilmiş ve zaman zaman başarılı sonuçlar alabilmişlerdir. Ulusal Tarım Platformu, Ulusal Gıda Platformu, çeşitli sektör dernekleri bu başarılı oluşumlara örnektirler. Artık sorunlar büyüdü: Ancak bu gün içinde olduğumuz durum birkaç paydaşın bir araya gelerek çözebileceği bir sınırı aşmıştır. Lobi iyi ama..: Bugün tarım ile ilgili karar alma süreçleri çeşitli mesleki örgütlerin kısmi katkılarıyla ilgili bakanlıklarda yürütülmektedir. örneğin yağlı tohumları ilgilendiren bir sorunun çözümünde konunun paydaşları farklı zamanlarda kamu temsilcileri ile görüşerek kendi haklılıkları konusunda kamuyu etkileyerek paydaş gurupları lehine kararlar alınması için lobi yapmaktadırlar. Her grup ile ayrı ayrı görüşen kamu kimi zaman üreticileri kimi zaman sanayicileri, bazen de hiçbir paydaşı memnun etmeyen kararlara imza atmak zorunda kalmaktadırlar. Ama sonuçta daima kaybeden toplumun uzun vadeli çıkarları olmaktadır.
Bu güne kadar durumu düzeltmek için sayısız girişim yapılmışsa da yapılamayan, tüm önemli paydaşları kapsayan bir tarim paydaşları kordinasyon ve iletişim çatısının olusturulamayışıdır.
Türk tarım paydaşlarının en kalabalık olarak biraraya geldikleri 1997 yılında yapılan 1.Tarım şurasıdır. şura kararları içinde tüm tarım paydaş temsilcilerinden oluşan bir ağ organizasyonu kararı çıkmamıştır.
Bugüne kadar izlediğimiz yöntemlerle kalıcı bir çözüm üretemediğimiz ortadadır. ılgili bakanlar düzeyinde bir Tarım üst Kurulu' nun kurulmuş olması önemli bir kazanımdır. Ancak, oluşturulması gereken ağ yalnız ilgili kamu kuruluşlarını değil, ondan daha önemli olarak tarım ve ilgili alanlardaki diğer aktörleri bir araya getirmek durumundadır ve bu da zaten bizzat o paydaslarca yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur. Herşey devletten...(mi?): Geleneksel olarak tüm sorumluluklarını devlete yükleyerek sadece talepte bulunma konumunu koruyan toplumumuz artık herşeyin devletten beklenmemesi gerektiği gerçeğini görmektedir. Tarım Paydaşları Ağı bunun bir sonucudur. Artık paydaşlar gerekli örgütlenmeyi devletten beklemeyecek, aksine, yaptığı örgütlenmeye devlet kurumlarını davet edecektir. Türk tarımının altın çağı böyle başlayabilir.Biz, bunu başarabileceğimize inanıyoruz
|